Well, you almost had me fooled

-Peki, neredeyse beni kandırıyordun
Told me that I was nothing without you

-Bana sensiz hiçbir şey olduğumu söyledin
Oh, but after everything you’ve done

-Oh, yaptığın her şeyden sonra
I can thank you for how strong I have become
-Sana teşekkür edebilirim nasıl da güçlü hale geldiğim için

‘Cause you brought the flames and you put me through hell

-Çünkü sen alevleri getirdin ve beni cehennemin içine koydun
I had to learn how to fight for myself

-Kendim için nasıl savaşmam gerektiğini öğrenmek zorundaydım
And we both know all the truth I could tell

-Ve ikimiz de biliyoruz söyleyebileceğim bütün doğruları
I’ll just say this is I wish you farewell

-Sadece bununla sana elveda dilediğimi söyleyeceğim

I hope you’re somewhere praying, praying

-Umarım bir yerde dua ediyorsundur
I hope your soul is changing, changing

-Umuyorum ruhun değişiyordur, değişiyordur
I hope you find your peace

-Umarım kendi huzurunu bulursun
Falling on your knees, praying

-Dizlerinin üstüne düşüyor, dua ediyorsun

I’m proud of who I am

-Olduğum kişiyle gurur duyuyorum
No more monsters, I can breathe again

-Daha fazla canavar yok, tekrar nefes alabilirim
And you said that I was done

-Ve sen bittiğimi söylemiştin
Well, you were wrong and now the best is yet to come

-Pekala, yanılıyordun ve şimdi en iyisi daha gelmedi
‘Cause I can make it on my own

-Çünkü bunu kendi başıma yapabilirim
And I don’t need you, I found a strength I’ve never known

-Ve sana ihtiyacım yok hiç bilmediğim bir güç buldum
I’ve been thrown out, I’ve been burned

-Dışarı savruldum, yandım
When I’m finished, they won’t even know your name

-Ve olduğumda, onlar senin adını bile bilmeyecekler 

‘Cause you brought the flames and you put me through hell

-Çünkü sen alevleri getirdin ve beni cehenneme doğru ittin
I had to learn how to fight for myself

-Kendim için nasıl savaşmam gerektiğini öğrenmek zorundaydım
And we both know all the truth I could tell

-Ve ikimiz de biliyoruz söyleyebileceğim bütün doğruları
I’ll just say this is I wish you farewell

-Sadece bununla sana elveda dilediğimi söyleyeceğim

I hope you’re somewhere praying, praying

-Umarım bir yerde dua ediyorsundur
I hope your soul is changing, changing

-Umuyorum ruhun değişiyordur, değişiyordur
I hope you find your peace

-Umarım kendi huzurunu bulursun
Falling on your knees, praying

-Dizlerinin üstüne düşüyor, dua ediyorsun

Oh, sometimes, I pray for you at night

-Oh bazen, senin için geceleri dua ediyorum
Someday, maybe you’ll see the light

-Birgün, belki ışığı görürsün
Oh, some say, in life, you’re gonna get what you give

-Oh, bazıları der ki, hayatta, ne verirsen onu alırsın
But some things, only God can forgive

-Ama bazı şeyler, sadece tanrı tarafından bağışlanır

I hope you’re somewhere praying, praying

-Umarım bir yerde dua ediyorsundur
I hope your soul is changing, changing

-Umuyorum ruhun değişiyordur, değişiyordur
I hope you find your peace

-Umarım kendi huzurunu bulursun
Falling on your knees, praying

-Dizlerinin üstüne düşüyor, dua ediyorsun