Macklemore & Ryan Lewis feat. Ed Sheeran – Growing Up (Türkçe Çeviri)
They say boys don’t cry
“Erkekler ağlamaz” derler
But your daddy shed a lot of tears
Fakat baban ağlamıştır
They say I should be a strong man
Güçlü bir adam olmam gerektiğini söylerler
But baby, I’m still filled with fear
Fakat bebeğim ben hala korkuyla doluyum
Sometimes I don’t know who I am
Bazen kim olduğumu bilmiyorum
Sometimes I question why I’m here
Bazen neden burada olduğumu soruyorum
I just wanna be a good dad
Sadece iyi bir baba olmak istiyorum
Will I be? I have no idea
Olacak mıyım? Hiç fikrim yok
They say girls shouldn’t be tough
Kızların sert olmaması gerektiğini söylerler
And moms should raise their kids at home
Ve anneler çocuklarını evde yetiştirmeliler
But baby, I know that that isn’t true
Fakat bebeğim bunun doğru olmadığını biliyorum
Cause your momma’s the toughest person I know
Çünkü annen sert bir insan,biliyorum
I wanna raise you to be like her
Seni tıpkı onun gibi (annesi gibi) yetiştirmek istiyorum
And watch you show the world how to do it on your own
Ve bunu nasıl yaptığını dünyaya gösterişini izle
I’m still tryna figure out who I am
Hala kim olduğumu anlamaya çalışıyorum
I don’t wanna mess this up or do this wrong
Bunu yüzüme gözüme bulaştırmak ya da yanlış yapmak istemiyorum
I’m gonna be there for your first breath
İlk nefesin için orada olacağım
I don’t know if I’ll be there for your first step
İlk adımına yanında olabileceğimi bilemiyorum
I can promise you that I’ll try to work less
İşimi azaltacağım,söz verebilirim
But the tour’s routed, and I got this album
Fakat tur düzenlenmiş ve bu albüme sahibim
Put in so many hours, and I just want the outcome
Çok vakit harcadım ve sadece bir sonuca varmak istiyorum
To be something that I can look back and I can be proud of
Arkama bakabileceğim ve gurur duyabileceğim bir şey (bir sonuç)
Don’t wanna be a dad that’s living in FaceTime
FaceTime (Görüntülü konuşma) ile yaşayan bir baba olmak istemiyorum
But I’ve got a world to sing to and you at the same time
Fakat dünyaya ve aynı zamanda sana şarkı söylemeliyim
I won’t spoil you, you can trust that
Seni mahrum etmeyeceğim,buna inanabilirsin
For your sweet 16, you get a bus pass
16 yaşında tatli bir çocuk olduğun için otobüs kartı alacaksın
Had your heart broken? Been there, done that
Kalbin kırıldı mı? Orada ol,onu yap
I love you and I can’t give you enough of that
Seni seviyorum ve sana bunu yeteri kadar veremem
Get back to community that raised you up
Seni yetiştiren topluluğa dön
Read Langston Hughes, I suggest “A Raisin in the Sun”
Langston Hughes oku, A Raisin in the Sun’ı tavsiye ederim
Listen to Sam Cooke, a change gon’ come
Sam Cooke dinle,yenileneceksin (Değişeceksin)
You put the work in, don’t worry about the praise, my love
Bu işte yatırıp yap,övgü hakkında endişelenme sevgilim
Don’t try to change the world, find something that you love
Dünyayı değiştirmeyi deneme,sevdiğin bir şey bul
And do it every day
Ve her gün onu yap (Sevdiğin şeyi yap)
Do that for the rest of your life
Senin hayatının geri kalanı için yap bunu
And eventually, the world will change
Ve sonucunda dünya değişecektir
I’ll be patient, one more month
Bir ay daha sabırlı olacağım
You’ll wrap your fingers round my thumb
Parmakların başparmağımın etrafını saracak
Times are changing, I know, but who am
Zaman akıyor,biliyorum fakat ben kimim
I if I’m the person you become
Eğer senin olduğun kişiysem
If I’m still growing up, up, up, up
Ben hala büyüyorum
I recommend that you read The Alchemist
Simyacı’yı okumanı tavsiye ederim
Listen to your teachers, but cheat in calculus
Hocanı dinle fakat hesapta hile yap (Kopya çek demek istiyor sanırım)
Tell the truth, regardless of the consequence
Sonucu ne olursa olsun doğruyu söyle
And every day, give your momma a compliment
Ve her gün annene iltifat et
Take your girl to the prom
Okul balosu için kızını tavla
But don’t get too drunk hanging out the limo
Fakat limuzinde takılacak kadar çok içme
Slow dance with your woman in your arms
Kollarında ki bayanlarla yavaş dans et
Sneak her after but boy, you better tiptoe
Gizlice sokul oğlum,parmak uçlarında yürürsen iyi olur
Don’t wake your mom up, do yoga, learn ’bout karma
Anneni uyandırmadan yoga yap ve karma öğren
By god, believe the dogma
Tanrı yolunda dine inan
The quickest way to happiness? Learning to be selfless
Mutlu olmanın en çabuk yolunu biliyor musun? Özverili olmayı öğren
Ask more questions, talk about yourself less
Daha fazla soru sor,hakkında daha az konuş
Study David Bowie, James Bowen and 2Pac
David Bowie,James Bowen ve 2Pac çalış
Watch the sun set with best friends from a rooftop
Çatıda en yakın arkadaşınla birlikte gün batımını izle
Wear a helmet, don’t be stupid
Kask tak,salak olma
Jaywalk, but look before you do it
Önüne bakmadan yürü fakat önce önüne bak
If it snows, go outside, build a jump, get some help
Kar yağarsa çık dışarı,zıplamak için bir yapı inşaa et,biraz yardım al
Get a sled, thrash the hill with your friends till it melts
Kızak al,tepeye arkadaşınla eriyene kadar dayak at
Go to festivals, camp, fall in love and dance
Kampa ve festivallere git,aşık ol ve dans et
You’re only young once, my loved one, this is your chance
Sadece bir kere genç oluyorsun biricik aşkım,bu senin şansın
Take risks, cause life moves so fast
Risk al çünkü hayat çok hızlı ilerliyor
You’re only young once, my loved one, this is your chance
Sadece bir kere genç oluyorsun biricik aşkım,bu senin şansın





Bayançokbilmiş
Orada ” kopya çek ” demek istemiyor admin. Simyacı kitabıyla alakalı, kitabı okuyanlar ne demek istediğini anlamıştır fakat ” kopya çek ” demek istemiyor. Düzeltirseniz iyi olur ^^