| I am unwritten | Ben yazılmamışım |
| Can’t read my mind, I’m undefined | Aklımı okuyamazsın, tanımlanamıyorum |
| I’m just beginning | Ben daha yeni başlıyorum |
| The pen’s in my hand, ending unplanned | Kalem elimde, sonu planlanmamış |
| Staring at the blank page before you | Önündeki boş sayfaya bakmak |
| Open up the dirty window | Kirli pencereyi aç |
| Let the sun illuminate the words that you cannot find | Güneşin bulamadığın kelimeleri aydınlatmasına izin ver |
| Reaching for something in the distance | Uzakta bir şeye uzanmak |
| So close you can almost taste it | O kadar yakın ki, neredeyse tadını alabilirsin |
| Release your inhibitions | Kendini serbest bırak |
| Feel the rain on your skin | Derinde yağmuru hisset |
| No one else can feel it for you | Hiç kimse senin için bunu hissedemez |
| Only you can let it in | Sadece sen bunu içeri alabilirsin |
| No one else, no one else | Başka hiç kimse, başka hiç kimse |
| Can speak the words on your lips | Dudaklarındaki kelimeleri konuşamaz |
| Drench yourself in words unspoken | Kendini söylenmemiş kelimelere batır |
| Live your life with arms wide open | Hayatını kollarını geniş açarak yaşa |
| Today is where your book begins | Bugün senin kitabının başladığı yer |
| The rest is still unwritten, yeah | Geri kalan hala yazılmamış, evet |
| Oh, oh | Oh, oh |
| I break tradition | Geleneği bozuyorum |
| Sometimes my tries, are outside the lines yeah, yeah | Bazen denemelerim, sınırların dışındadır, evet, evet |
| We’ve been conditioned to not make mistakes | Hata yapmamaya şartlandık |
| But I can’t live that way oh, oh | Ama bu şekilde yaşayamazdım, oh, oh |
| Staring at the blank page before you | Önündeki boş sayfaya bakmak |
| Open up the dirty window | Kirli pencereyi aç |
| Let the sun illuminate the words that you cannot find | Güneşin bulamadığın kelimeleri aydınlatmasına izin ver |
| Reaching for something in the distance | Uzakta bir şeye uzanmak |
| So close you can almost taste it | O kadar yakın ki, neredeyse tadını alabilirsin |
| Release your inhibitions | Kendini serbest bırak |
| Feel the rain on your skin | Derinde yağmuru hisset |
| No one else can feel it for you | Hiç kimse senin için bunu hissedemez |
| Only you can let it in | Sadece sen bunu içeri alabilirsin |
| No one else, no one else | Başka hiç kimse, başka hiç kimse |
| Can speak the words on your lips | Dudaklarındaki kelimeleri konuşamaz |
| Drench yourself in words unspoken | Kendini söylenmemiş kelimelere batır |
| Live your life with arms wide open | Hayatını kollarını geniş açarak yaşa |
| Today is where your book begins | Bugün senin kitabının başladığı yer |
| Feel the rain on your skin | Derinde yağmuru hisset |
| No one else can feel it for you | Hiç kimse senin için bunu hissedemez |
| Only you can let it in | Sadece sen bunu içeri alabilirsin |
| No one else, no one else | Başka hiç kimse, başka hiç kimse |
| Can speak the words on your lips | Dudaklarındaki kelimeleri konuşamaz |
| Drench yourself in words unspoken | Kendini söylenmemiş kelimelere batır |
| Live your life with arms wide open | Hayatını kollarını geniş açarak yaşa |
| Today is where your book begins | Bugün senin kitabının başladığı yer |
| The rest is still unwritten | Geri kalan hala yazılmamış |
| The rest is still unwritten | Geri kalan hala yazılmamış |
| The rest is still unwritten | Geri kalan hala yazılmamış |
| Yeah, yeah, yeah, yeah | Evet, evet, evet, evet |
What do you think?
It is nice to know your opinion. Leave a comment.