Tyla – CHANEL ( Türkçe Çeviri )
Put her in Chanel, put her in Chanel
Onu Chanel’a sok, onu Chanel’a sok
*(Chanel: Lüks bir moda markası. Burada somut bir hediye ve sevginin maddi kanıtı olarak kullanılıyor)*
How you say you love me? You ain’t put me in Chanel
Nasıl sevdiğini söylüyorsun? Beni Chanel’a sokmadın ki
*(Ana tema: Sevgi sözle değil, eylemle (burada lüks hediye almakla) kanıtlanır)*
***(Nakarat 5 kez tekrarlanıyor)***
Turns out, I had you turned out
Meğerse, seni ben dönüştürmüşüm
*(Seni ben şekillendirdim / Seni “yola getirdim” anlamında argo bir ifade)*
What’s my mood? Try me, come find out
Ruh halim ne? Dene beni, gel öğren
*(Kendinden emin, meydan okuyan bir tavır)*
One more time, stop tryna read my mind
Bir kez daha, aklımı okumaya çalışmayı bırak
*(Karmaşık ve tahmin edilemez olduğunu belirtiyor)*
I’m not her, and she’s not me, and you’re not mine
Ben o değilim, o da ben değil, sen de benim değilsin
*(Net sınırlar çiziyor, karışıklığı reddediyor)*
lil’ yeah with me
Biraz ‘evet’ benimle
*(Onay veya hafif bir kafa sallama ifadesi)*
(Baby, I’m on DND) please, don’t bother me
(Bebeğim, DND modundayım) lütfen, rahatsız etme beni
*(DND: “Do Not Disturb / Rahatsız Etmeyin”. Telefon ayarı, burada ulaşılamaz ve meşgul olduğu mesajı)*
(AP, no VV) flawless diamond piece
(AP, VV değil) kusursuz elmas parça
*(AP: Audemars Piguet (lüks saat), VV: muhtemelen daha az değerli bir marka. “Sadece en iyisi” diyor)*
(Yeah, you gotta make me freeze)
(Evet, beni donduracaksın)
*(Çok etkileyici, “nefesimi kesecek” kadar iyi bir şey yapmalısın)*
Reasons that you gotta
Yapman gereken sebepler
***(Nakarat tekrarı)***
I’m a big dawg, baby, underdog, baby
Ben büyük köpeğim bebeğim, mağlup bebeğim
*(Big dawg: Saygın, güçlü kişi. Underdog: Dezavantajlı başlayıp başaran. İkisini birleştirerek kendini tanımlıyor)*
Self-made bitch, yeah, you ain’t upgrade me
Kendi kendimi yaptım, evet, sen beni yükseltmedin
*(Kendi başarısıyla geldiğini, erkeğin ona bir şey katmadığını vurguluyor)*
Waistline crazy, mandem chase me
Bel ölçüsü çılgın, erkekler kovalıyor beni
*(Fiziksel çekiciliği ve talep edilişini belirtiyor. Mandem: Arkadaş grubu/erkekler)*
Say you wan’ see me, where you gon’ take me?
Beni görmek istediğini söylüyorsun, nereye götüreceksin beni?
*(Bulunduğu seviyeye uygun, lüks bir yere çıkarmasını bekliyor)*
***(Nakarat ve kanca tekrarı)***
Walkin’ standin’ tall, but still fall for me
Dik yürüyorum, gururluyum ama yine de bana düşüyorsun
You come in with baggage, it’s costin’ me
Yüklerle geliyorsun, bana maliyeti var
*(Geçmiş sorunlarını/duygusal yüklerini kastediyor)*
Still don’t have it all, but give it all to me
Hâlâ her şeye sahip değilim, ama hepsini bana ver
*(Maddi-manevi tüm ilgi ve kaynağı istiyor)*
Come and turn me on, boy, go off on me
Gel ve beni tahrik et oğlum, üzerime gel
*(Cinsel çağrışım. “Go off”: argo, coşmak, performans göstermek)*
***(lil’ yeah, DND, AP bölümü tekrarı)***
***(Nakarat ve kanca tekrarları sona kadar devam eder)***



