Everybody’s in a hurry, in a flurry
Herkes aceleci, telaşlı

Shopping ’til they’re droppin’ in the snow
Karın içine düşene kadar alışveriş yapıyorlar

Kids are cryin’, dogs are barkin’
Çocuklar ağlıyor, köpekler havlıyor

Catching up with folks we barely know
Hemen hemen tanıdığımız arkadaşlarımızla aramızı kapatıyoruz

Sure it’s madness, but it’s magic
Eminim ki bu delilik, ama bu bir sihir

As soon as you hang up the mistletoe
Sen ökseotunu asmadan önce

‘Cause you’re the reason for the season
Çünkü sen bu mevsimin sebebi sensin

No, we don’t need to keep up with the Jones
Hayır, biz James ile sürdürmüyoruz

Our love is something priceless
Bizim aşkımız paha biçilmez bir şey

I don’t need diamonds, no sparkly things (No, oh, oh, oh, oh)
Elmaslara ihtiyacım yok, parıltılı şeylere de (hayır)

‘Cause you can’t buy this a-feeling (No, oh, oh, oh, oh)
Çünkü bu duyguyu satın alamazsın (hayır)

Nothing lights my fire or wraps me up, baby, like you do
Hiçbir şey benim ne ateşimi yakabilir ne de sıkıca sarabilir, bebeğim, senin gibi

Just want a cozy, a cozy little Christmas here with you
Yalnızca sıcacık, seninle sıcacık minik bir Noel istiyorum

So, Mr. Santa (Mr. Santa)
Yani, Noel Baba (Noel Baba)

Take the day off (Take the day off)
Bir günlüğüne izine ayrıl (izine ayrıl)

Get a massage (Get a massage)
Masaj yaptır (masaj yaptır)

‘Cause we’ve got this one all under control
Çünkü bunu kontrol altına aldık

A little whiskey (A little whiskey)
Minik bir viski (minik bir viski)

We’re getting frisky (Ooh!)
Yerimizde duramıyoruz

And slow dancing to Nat King Cole
Ve Nat King Cole eşliğinde yavaşça dans ediyoruz

No, we ain’t stressin’ (We ain’t stressin’)
Hayır, streslenmiyoruz (streslenmiyoruz)

Just caressin’ (Mm-hmm)
Yalnızca seveceniz

Warming up our popsicle toes
Ayak şeklindeki buzlu şekerlerimizi ısıtıyoruz

Nothing’s missin’ (Nothing’s missin’)
Hiçbir şey kaybolmuyor (hiçbir şey kaybolmuyor)

‘Cause you’re a blessin’ (‘Cause you’re the blessin’)
Çünkü sen bir lütufsun (çünkü sen lütufsun)

Yes, you’re the only one I’m wishing for
Evet, tek dileğim sensin)

Our love is something priceless
Bizim aşkımız paha biçilmez bir şey

I don’t need diamonds, no sparkly things (No, oh, oh, oh, oh)
Elmaslara ihtiyacım yok, parıltılı şeylere de (hayır)

‘Cause you can’t buy this a-feeling (No, oh, oh, oh, oh)
Çünkü bu duyguyu satın alamazsın (hayır)

Nothing lights my fire or wraps me up, baby, like you do
Hiçbir şey benim ne ateşimi yakabilir ne de sıkıca sarabilir, bebeğim, senin gibi

Just want a cozy, a cozy little Christmas here with you
Yalnızca sıcacık, seninle sıcacık minik bir Noel istiyorum

I don’t need anything
Hiçbir şeye ihtiyacım yok

Take back all the Cartier, and the Tiffany’s and the Chanel
Tüm Cartier ve Tiffany’s’leri geri al, ve Chanel’ları da

Well, can I keep that Chanel? Please?
Pekala, bu Chanel bende kalabilir mi? Lütfen?

No, no, no, no
Hayır, hayır, hayır, hayır

I don’t need diamonds, no sparkly things (No, oh, oh, oh, oh)
Elmaslara ihtiyacım yok, parıltılı şeylere de (hayır)

‘Cause you can’t buy this a-feeling (No, oh, oh, oh, oh)
Çünkü bu duyguyu satın alamazsın (hayır)

Nothing lights my fire or wraps me up, baby, like you do
Hiçbir şey benim ne ateşimi yakabilir ne de sıkıca sarabilir, bebeğim, senin gibi

Just want a cozy, a cozy little Christmas here with you
Yalnızca sıcacık, seninle sıcacık minik bir Noel istiyorum

Just you and me, under a tree
Yalnızca sen ve ben, bir ağacın altında

A cozy little Christmas here with you
Seninle birlikte sımsıcacık minik bir Noel