sombr – back to friends ( Türkçe Çeviri )
**Touch my body tender**
Vücuduma nazikçe dokun
**’Cause the feeling makes me weak**
Çünkü bu his beni zayıf düşürüyor
**Kicking off the covers**
Yorganı üzerimden atıyorum
**I see the ceiling while you’re looking down at me**
Tavana bakıyorum, sen ise bana yukarıdan bakıyorsun
**How can we go back to being friends**
Nasıl arkadaşlığa geri dönebiliriz ki
**When we just shared a bed?**
Az önce aynı yatakta yattıktan sonra?
**How can you look at me and pretend**
Bana bakıp da nasıl numara yapabiliyorsun
**I’m someone you’ve never met?**
Sanki beni hiç tanımamışsın gibi?
**It was last December**
Geçen Aralık ayındaydı
**You were layin’ on my chest**
Göğsümde yatıyordun
**I still remember**
Hâlâ hatırlıyorum
**I was scared to take a breath, didn’t want you to move your head**
Nefes almaya bile korkuyordum, başını oynatmanı istemiyordum
**How can we go back to being friends**
Nasıl arkadaş olabiliriz tekrar
**When we just shared a bed? (Yeah)**
Az önce aynı yatakta yattıktan sonra? (Evet)
**How can you look at me and pretend**
Bana bakıp da nasıl numara yapabiliyorsun
**I’m someone you’ve never met?**
Sanki beni hiç tanımamışsın gibi?
**The devil in your eyes**
Gözlerindeki şeytan
**Won’t deny the lies**
Yalanları inkâr etmiyor
**You’ve sold, I’m holding on too tight**
Sattığın yalanlara, ben çok sıkı tutunuyorum
**While you let go, this is casual**
Sen bırakırken, bu senin için sıradan
**How can we go back to being friends**
Nasıl arkadaşlığa dönebiliriz
**When we just shared a bed? (Yeah)**
Aynı yatakta yattıktan sonra? (Evet)
**How can you look at me and pretend**
Bana bakıp da nasıl rol yapabiliyorsun
**I’m someone you’ve never met?**
Sanki beni hiç tanımamışsın gibi?
**How can we go back to being friends**
Nasıl arkadaş olabiliriz tekrar
**When we just shared a bed? (Yeah)**
Az önce bir yatakta yattıktan sonra? (Evet)
**How can you look at me and pretend**
Bana bakıp da nasıl rol yapabiliyorsun
**I’m someone you’ve never met?**
Sanki beni hiç tanımamışsın gibi?
**I’m someone you’ve never met**
Ben, sanki hiç tanımadığın biriymişim gibi
**Oh, yeah**
Ah, evet



