Loading

Seçil Sural

  • svg

    Hands – Eller Morning has come, alive and readySabah oldu, yaşıyor ve hazırBeside my love, fingers drawingAşkımın yanında, parmaklarım çiziyorLetters on your skin, tongue-tiedParmaklarım tenine harfler çiziyor, suskuncaOh me, oh my, time is hangingOh ben, benim, zamanım asılı kalıyor geçmek bilmiyorSafe from harm, steady your heartZarardan koruyor, kalbin istikrarlıAnd I am defenseless every timeVe ben

  • svg

    Seep On It – Üzerinde Bir Gece Düşünmek Too many riddles to crackÇözülecek çok fazla bilmece varToo much load on your backSırtında çok fazla yükün var Too many unanswered questionsÇok fazla cevaplanmamış sorularAnd so many smart opinionsVe çok fazla akıllı seçenekler If only I could turn it aroundEğer sadece bunu düzeltebilseydimWhatever is keeping me downBeni engelleyen her ne ise

  • svg

    Let It Come – Akıp Gitsin SometimesBazenI overthinkÇok fazla düşünüyorumThe most simple thingsEn basit şeyleriI go blindKör oldumI don’t seeGörmüyorumThe solutions in front of meÖnümdeki çözümleri görmüyorum, kör oldum But todayAma şimdiThe sky looks differentGökyüzü farklı görünüyorAnd I am wide awakeVe ben tamamen ayığımMy heart is quiveringKalbim titriyorLet it come, bring it onAkıp gitmesine izin

  • svg

    Mánasegl Who am IBen kimim?The calm is like a dim mirrorSakinlik loş bir ayna gibiAnxious I wait and keep silentEndişe içinde bekliyorum ve sessizliğimi koruyorumWhere is my snowy white moonsailBenim pamuk beyaz ay yelkenlim nerede? Pitch blackZifiri karanlıkthe path into my regretsPişmanlıklarımın içine bir yolAll I left undoneTüm bıraktıklarım mahvolmuşSave me, fill up my moonsailKurtar

  • svg

    Solid Gold – Som Altın There’s something in the headphones Kulaklığımda bir şeyler var (That’s yours) (Bu senin) Ah, yeah yeah You whisper “I love you” “Seni seviyorum” diye fısıldadın Then I feel the wind as you run out the door Sonra sen kapıdan dışarı koşarken rüzgarı hissettim It’s only now I see the pattern

  • svg

    Paralyzed (Felçli) Doctor paused this life Doktor bu hayatı durdurdu He told me, “You won’t fly” Bana “Uçmayacaksın” dedi “Cancel everything” “Her şeyi bırakacaksın” “You need some time to heal “İyileşmek için zamaa ihtiyacın var And it may take a year” Ve bu bir yıl alabilir” Reset the clocks again Saatleri yeniden durdur Is this the way life goes?

  • svg

    Born to the Night  (Gece İçin Doğmak) I’ve been waiting until midnight Gece yarısına kadar bekliyorumSlowly dying since the sunrise Gün ışığına kadar yavaşça ölüyorum‘Cause I, I was born, I was born to the night Çünkü ben, ben doğdum, ben gece için doğdumIn the night, in the night, I survive Gecede, gecede, ben hayatta kalacağımAll the poison, the pleasure,

  • svg

    Never Let Me Go (Gitmeme Asla İzin Verme) Looking up from underneath Aşağıdan bakıyorum Fractured moonlight on the sea Denizin üstündeki kırçıllı ay ışığına Reflections still look the same to me Yansımalar benim için hala aynı görünüyor As before I went under Tıpkı aşağıya gitmeden önceki gibi And it’s peaceful in the deep Ve derin

  • svg

    Normal 0 21 false false false TR X-NONE X-NONE Sonnenreigen (Güneş Dansı) In der gold´nen MorgenstundSabah saatlerinin altınlığında (altın ışığında)Zieh´n wir aus des Tales GrundMasalların toprağından çıkıyoruzUnd wir tanzen froh hineinVe mutlu bir şekilde dans ediyorumIn den frühen SonnenscheinErken gün ışığında Hoch hinauf auf Bergeshöh´nDağ zirvesinin yukarısındaUm ins Auge Lughs zu seh`nGüneşin gözüne bakmak içinLasst

  • svg

    Federkleid (Kuş Tüyü) Über die Heide, im ersten morgendlichen ScheinSabahın ilk ışıklarında, fundalığın karşısında Ziehen die Vögel, wo mögen sie wohl morgen seinKuşlar uçtuğunda, yarın nerede olacaklar?Ich folge dem Rauschen der Schwingen in das stille MoorSessiz bozkırda kanatların hışırtsını takip ediyorumUralte Lieder dringen aus den Nebeln vorAntik bir şarkı sisleri aşarak geliyor Komm und fliege

  • svg

    And I came tooVe ben de geldimWalking on the train tracksTren rayları üzerinde yürüyorumHow did I get hereOraya nasıl geldim?And how do I get backVe buradan nasıl geri döneceğim?I’ve been up all nightBütün gece ayaktaydımLet’s stay awakeHadi uyanık kalalımPush it furtherDaha ileri itekleYou know I’ll never breakBiliyorsun asla kırılmayacağımAt some point in the partyPartide bir

  • svg
    Post Image

    Tell me baby what’s on your heart? Bebeğim söyle bana kalbinde ne var? ‘Cause I’ve been wondering around in your dark, yeah Çünkü karanlıkta seni merak ediyordum, evet I’ve got way too many questions Çok fazla sorum var Always learning lessons Her zaman ders çıkarıyorum Loving too hard Sevmek çok zor Give me just a

  • svg
    Post Image

    Now I lay me down to sleep Şimdi kendime uyumayı emrediyorum I pray the Lord, my soul to keep Tanrıya ölmemek için dua ediyorum If I shall die before I ‘wake Eğer uyanmadan önce ölürsem I pray the Lord, my soul to take Tanrıya ruhumu alması için dua edeceğim I, I keep a record of

  • svg
    Post Image

    I never held my hand out and asked for something free Asla elimi yardım istemek için uzatmadım ve bedava bir şeyler istemedim I got pride I could roll out for miles in front of me Gururluyum, önümde kilometrelerce yol açabilirim I don’t need your help, and I don’t need sympathy Yardımına ihtiyacım yok ve sempatinize

  • svg
    Post Image

    I’m tired of my thoughts Düşüncelerimden yoruldum They weigh me down, feels like I’m drowning Onlar beni ölçtüler, boğuluyormuşum gibi hissettirdiler I’m tired of my flaws, they fill me with anxiety and I Kusurlarımdan sıkıldım, onlar beni anksiyeteyle ve kendimle dolduruyorlar Honestly, I’m done with hating pictures of myself Dürüst olmak gerekirse kendi fotoğraflarımdan nefret

  • svg
    Post Image

    You know you’re fighting in a losing battle Kaybettiğin savaşta dövüştüğünü biliyorsun Making a noose out of your hollow crown İçi boş tacından bir ilmek çıkarıyorsun I hold a match up to your paper castle Senin kağıt şatonla içi boş tacın arasında bağlantıyı kuruyorum And watch it all burn down, down, down Ve hepsinin yanıp

  • svg
    Post Image

    I know it’s hard to be soft Uysal olmanın zor olduğunu biliyorum I know it hurts to be kind Nazik olmanın acı verici olduğunu biliyorum I know that when love is lost Aşk kaybolduğunda It’s only fear in disguise Bunun sadece korkunun kılık değiştirmesi olduğunu biliyorum And I guess I’ve known it all along Ve

  • svg
    Post Image

    I was too open, I was too quick Çok açıktım, çok hızlıydım To let other people in, took whatever they could get Diğer insanlara izin verirdim, alabilecekleri her şeyi aldılar Now I see a pattern, I’m getting rid of it Şimdi bir örneğini görüyorum, bundan kurtuluyorum Yeah, I know I need a change ’cause I’m

  • svg
    Post Image

    I wanna, I wanna tell the world about it İstiyorum, dünyaya bundan bahsetmek istiyorum Give a little, give a little something more of me (hah) Biraz daha ver, benden biraz daha bir şey ver Show everyone that ever doubted Şüphelenen herkese göster That I got a whole lot of fire left in me İçimdeki bütün

  • svg
    Post Image

    I wanna change, but I don’t know how Değişmek istiyorum, ama nasıl değişeceğimi bilmiyorum I’ve been trying to turn my life around Hayatımı tamamen değiştirmeye çalışıyordum I’ve been to every party, every bar Her partide bulundum, her barda bulundum Nothing thrills me in this city anymore Bu şehirdeki hiçbir şey artık beni heyecanlandırmıyor I guess

  • svg
    Post Image

    It’s hard to see Bunu görmek zor That you wanna be free Özgür olma isteğini ‘Cause I don’t love you Çünkü seni sevmiyorum In the way that you want me to Senin beni istediğin şekilde seni sevmiyorum Cut from devotion, lost in an ocean Sadakattan vazgeçtim, okyanusta kayboldum Out of emotion for you Senin için

  • svg
    Post Image

    Karma: Yapılan bir şeyin dönüp dolaşıp kişiyi bulacağına dair duyulan inanç. Heartbreaker, real faker Kalp kırıcı, gerçek sahtekar Getting off in bad behaviour Kötü davranışları terk ediyorum I know you inside and out, out, out Senin içini ve dışını biliyorum, dışını, dışını You’re losing your temper Keyfini kaçırıyorsun Do you think they won’t remember? Hatırlamayacaklarını

  • svg
    Post Image

    You don’t know me like you think you do Beni sandığın gibi tanımıyorsun You don’t own me, bet I can cut you loose Bana sahip değilsin, iddiaya girerim senden ayrılabilirim Everybody thinks that you’re a star Herkes senin bir yıldız olduğunu düşünüyor But underneath I see just what you are Ama işin aslı, ben senin

  • svg
    Post Image

    I knew so many boys and girlsÇok fazla erkek ve kadın tanıdım People all across the worldDünyanın dört bir yanından We walk and talk and think alikeBirbirimize benzer şekilde yürüyoruz ve konuşuyoruz ve düşünüyoruz We all cry the same tears at nightHepimiz gece aynı gözyaşlarıyla ağlıyoruz Ever since my dreams have changedHayallerim ne zaman değişse

  • svg
    Post Image

    You said that I’m different to the girls you dated Çıktığın diğer kızlardan farklı olduğumu söyledin You said that you’re for me, I’m the one you’re waiting for Benim için yaratıldığını söyledin, beklediğin kişi olduğumu söyledin Guess I need to trust you when you say you love me Sanırım seni seviyorum dediğinde sana inanmak zorundayım

  • svg
    Post Image

    Jenny of Oldstones, Duncan Targaryen’in karısıdır.Şarkının ismi aynı zamanda bir Game of Thrones teorisidir. Aynı zamanda şarkı kitabın yazarı George R.R. Martin tarafından yazılmıştır, şarkıda Arya’nın bir hayaletle buluşması anlatılır. Hikayeye göre Jenny’nin şarkısını söyleyenler rüyalarında geleceğiyle ilgili kehanetleri görürler. Şarkı da işte Jenny’nin o şarkısıdır. High in the halls of the kings who are

  • svg
    Post Image

    Some of us love to think of life as a game Bazılarımız hayatı oyun gibi düşünmeyi seviyor Others are born into royalty and can never behave Ötekiler ise kraliyetin içinde doğdu ve asla terbiyelerini takınamazlar Some find a freedom locking men in a cage, oh no Bazıları özgürlüğü kafese kilitlenmiş bir adamda buldu, hayır Some

  • svg
    Post Image

    First light, a sacrifice İlk ışık, bir kurban Bird’s eye, saw the signs Kuş bakışı, işaretleri gördüm Cold nights will take your life Soğuk geceler hayatını alacak Reach out and touch your faith Elini uzat ve inancına dokun Give up on everything Her şeyden vazgeç To carry the world on a string Dünyayı bir sicimin

  • svg
    Post Image

    Oh Lord, won’t you leave me Ah tanrım, beni bırakmayacak mısın? Leave me on my knees? Beni dizlerimin üstünde bırakacak mısın? ‘Cause I belong to the ground now Çünkü ben şimdi yere aidim And it belongs to me Ve o da bana ait And oh Lord, won’t you leave me Ah tanrım, beni bırakmayacak mısın?

  • svg
    Post Image

    St. Jude, Hazreti İsa’nın on iki havarisinden birinin olmanın yanı sıra 2013 yılında İngiltere’yi vuran kasırganın da adıydı. Florence bu şarkıda hem Aziz’e hem de kasırgaya gönderme yapıyor. Şarkıda Aziz Jude’u erkek, St. Jude kasırgasını kadın olarak anlatır. Another conversation with no destination Hedefi olmayan başka bir tartışma Another battle never won Asla kazanılamayacak başka

svg To Top